Meşakkatin Kutsallığı: Zorluktan Sorumluluğa İnsan Psikolojisi

Biz insanı bir meşakkat içinde yarattık.” Beled Suresi’nin bu sarsıcı ayetinden yola çıkarak; hayatın kaçınılmaz zorluklarının (Kebed) nasıl iradi bir sorumluluğa (Akabe) dönüşebileceğini inceliyoruz. Modern psikolojinin anlam arayıșı ile Kur’an’ın “Sarp Yokuş” metaforu arasındaki muazzam bağı keşfedin.

Meşakkatin Kutsallığı: Zorluktan Sorumluluğa İnsan Psikolojisi yazısının devamı

Nefsiniz Size Kötülüğü Emrediyor Ne Demek?

Bu oldukça derin ve katmanlı bir soru. Tasavvufi ve psikolojik açıdan bu iki ifade arasındaki farkı anlamak, insanın iç dünyasındaki çatışmaları çözümlemesine yardımcı olur. Kısaca cevap vermek gerekirse: Hayır, tam olarak eşit değildir. “Nefsin emretmesi” ile “kişinin arzusu” arasında ince ama çok önemli bir irade farkı vardır. Bu fark nedir? Bu yazıda buna değineceğim.

Nefsiniz Size Kötülüğü Emrediyor Ne Demek? yazısının devamı

Modern Hayat: Diş Sıkma (Bruksizm) ve Mükemmeliyetçilik İlişkisi

Gecenin bir yarısı, tüm dişlerinizin yerinden söküldüğünü sanarak kan ter içinde uyandınız mı? Eğer cevabınız evetse, yalnız değilsiniz. Modern hayatın hızı içinde zihnimiz sürekli “daha iyisini yapma” ve “hiç hata yapmama” peşinde koşarken, vücudumuz bu yoğun tempoya beklenmedik bir yerden tepki veriyor: Çene eklemimizden. Bu durum, stresin ve baskının vücudumuz üzerindeki etkilerinin ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor. Uykusuz geceler ve yoğun düşünceler, çoğu insanın farkında olmadan dişlerini sıkmasına ve çiğneme kaslarını gergin bir hale getirmesine yol açıyor. Bu tür fiziksel tepkiler, sadece sabahları ağrı hissetmekle kalmayıp, zamanla daha ciddi sağlık sorunlarına da yol açabilir; bu nedenle, stres yönetimi ve gevşeme teknikleri öğrenmek çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki, zihinsel sağlığımızın korunması, fiziksel sağlığımız üzerinde doğrudan etkili olur.

  1. Modern Dünyanın Sessiz Salgını: Bruksizm Nedir?
    1. Psikolojik Boyut: Mükemmeliyetçilik ve Stresin Nöromüsküler Etkisi
    2. Fizyolojik Yansımalar: Dişler ve Çene Eklemi Alarm Veriyor
  2. Fiziksel Zararlarını Nasıl Durdurabiliriz?
  3. Bakım ve Hijyen: Uzun Ömürlü Kullanım İçin İpuçları:
  4. Bütüncül Bir Yaklaşım:
    1. Gece Diş Sıkma ile Başa Çıkma: Hızlı Kontrol Listesi
      1. Sabah Rutini: Kasları ve Plağı Rahatlatın
      2. Gün İçinde: Farkındalık Kazanın
      3. Gece Rutini: Huzurlu Bir Uykuya Hazırlık
      4. Hızlı Kontrol Listesi
Modern Hayat: Diş Sıkma (Bruksizm) ve Mükemmeliyetçilik İlişkisi yazısının devamı

Enfal Suresi 65-66. Ayet Bağlamında İlahi Hitap, İnsan Kapasitesi ve Yükümlülüğün Hafifletilmesi

Özet

Enfâl Suresi’nin 65 ve 66. ayetleri, İslam düşüncesinde sıklıkla “nesih”, “moral motivasyon” ve “ilâhî mükellefiyetin sınırları” tartışmaları bağlamında ele alınmıştır. Bu çalışma, söz konusu iki ayeti nüzul bağlamı, dilsel yapı, klasik tefsir geleneği ve çağdaş yorumlar ışığında incelemekte; özellikle ikinci ayetin birincisini “neshettiği” iddiasını eleştirel biçimde değerlendirmektedir. Çalışma, bu ayetlerin ilâhî hitabın pedagojik yönünü ve insan kapasitesine göre yükümlülük ilkesini yansıttığını savunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Enfâl 65–66, nesih, mükellefiyet, ilâhî hitap, insan kapasitesi, cihad ahlâkı.

Okuyucu Notu

Bu yazı, Enfâl Suresi 65–66. ayetlerini siyâk–sibâk bütünlüğü ve insan kapasitesini gözeten ilâhî hitap anlayışı çerçevesinde ele almaktadır. Metin, nesih varsayımını sorgulayan tefekkür odaklı bir okuma teklif etmektedir.

Giriş

Kur’an ayetlerinin anlaşılmasında en sık karşılaşılan problemlerden biri, ilâhî hitabın zamansal bağlam ile insan kapasitesi arasındaki ilişkisinin yeterince dikkate alınmamasıdır. Enfâl Suresi 65 ve 66. ayetleri, bu ilişkinin en çarpıcı örneklerinden birini sunar. İlk bakışta iki ayet arasında bir “oran değişikliği” göze çarpar: Bir ayette müminlerin on katı düşmana karşı direnç göstermesi beklenirken, hemen ardından gelen ayette bu oran bire ikiye düşürülmektedir. Bu durum, klasik literatürde çoğunlukla “nesih” kavramı üzerinden açıklanmıştır. Ancak bu açıklama, hem Kur’an’ın bütüncül hitap yapısı hem de ilâhî adalet ilkesi açısından yeniden düşünülmeye muhtaçtır.

  1. Özet
  2. Giriş
  3. Siyâk ve Sibâk: Bedir Bağlamı
  4. Dilsel ve Kavramsal İnceleme
    1. “Sabırlı” (صَابِرُونَ) Kavramı
    2. “Allah Bildi” İfadesi
  5. Ara Değerlendirme: Kur’an’da İdeal ile Gerçeklik Arasındaki Denge
  6. Nesih Tartışması: Gerçekten Bir Hüküm Kaldırma mı?
  7. İlâhî Hitabın Pedagojik Yönü
  8. Günümüze Bakan Yönü
Enfal Suresi 65-66. Ayet Bağlamında İlahi Hitap, İnsan Kapasitesi ve Yükümlülüğün Hafifletilmesi yazısının devamı

Sinek İlahi Mesajı: Acziyetinizin Farkına Varın

Giriş: Sessiz Bir Uyarının Yankısı

İnsanoğlu, kendini güçlü sanmayı sever. Kimi ellerine geçirdiği imkânlarla gururlanır, kimi bilgisini mutlak sanır, kimi de sahip olduğu konumla başkalarına hükmedebileceğini zanneder. Oysa kâinatın derinliklerinde öyle bir gerçek vardır ki; bir sineğin kanat çırpışı bile bu zannı yerle bir etmeye yeter.

  1. Giriş: Sessiz Bir Uyarının Yankısı
  2. Bir Sineğin Kanadında Gizli Hakikat
  3. Modern Çağın Sessiz Putları
  4. Tefekkür: Güvenin Doğru Adresi
  5. Sonuç: Sineğin Öğrettiği Sessiz Ders
Sinek İlahi Mesajı: Acziyetinizin Farkına Varın yazısının devamı

Allah Bizimle Nasıl Konuşuyor?

Bu en çok düşünülen hem felsefi hem de teolojik bir soru: Allah bizimle nasıl konuşur? İnanç dünyasında bu konuya birkaç farklı pencereden bakabiliriz. Bu yazıda, Allah’ın insanlarla iletişim kurma yolları inceleniyor. Vahiy, kitaplar, doğa ve ibadetler üzerinden bu iletişim biçimleri ele alınıyor. İnsan aklının kullanılması ve kalp huzuru da önemli unsurlardır. Her birey, Allah’a ulaşmak için farklı yollar bulabilir; cennet ve cehennem arasında da bu farklılıklar belirleyici olabilir.

Allah Bizimle Nasıl Konuşuyor? yazısının devamı

Deccal Fitnesi ve Diğer Kitaplar: Kur’an Perspektifinden Hakikatin Gizlenmesi

Özet

Bu çalışma, Kur’an’ın Tevrat ve İncil hakkında ortaya koyduğu yaklaşımı “tahrif” kavramı ekseninde yeniden ele almayı amaçlamaktadır. Kur’an, önceki ilahî kitapları bütünüyle bozulmuş metinler olarak değil; “hidayet ve nur” içeren vahiyler olarak tanımlar. Buna karşın ayetlerde sıklıkla vurgulanan eleştiri, metnin kendisinden ziyade onun gizlenmesi, yanlış yorumlanması ve otoriteler eliyle işlevsizleştirilmesi üzerinedir. Bu bağlamda çalışma, Deccal figürünü tarihsel bir şahsiyetten çok; hakikati örten, sahte otoriteler üreten ve dini araçsallaştıran bir sembol olarak ele alır. Kehf Suresi anlatısı ise bu fitne karşısında bireysel bilinç ve ahlaki direnişin korunma modeli olarak değerlendirilir.

Bu çalışma, Kur’an merkezli bir yeniden okuma denemesidir. Amaç, yerleşik kabulleri tartışmaya açmak değil; Kur’an’ın kendi ifadeleri üzerinden düşünmeyi teşvik etmektir. Metin, polemik değil tefekkür çağrısı olarak okunmalıdır.

  1. Özet
  2. Giriş
  3. Tevrat ve İncil: Çatı Sağlam, Anlam Örtülü
  4. Klasik Görüşler ve Modern Tefsir Karşılaştırması
    1. Klasik Tefsir Geleneği
    2. Modern Tefsir Yaklaşımları
  5. Deccal Simgesi ile Örtüşme
  6. Tarihsel Örnekler ve Paraleller
  7. Kur’an ve Hadisler Işığında Genel Sonuç
  8. Akademik Değerlendirme
  9. İtirazlara Cevaplar
    1. 1. “Tevrat ve İncil bozulmuştur” görüşüne aykırı değil mi?
    2. 2. “Bu yaklaşım diğer dinleri meşrulaştırmak değil mi?”
    3. 3. “Deccal’i sembolik okumak hadislere aykırı değil mi?”
    4. 4. “Bu yaklaşım geleneksel âlimleri suçlamak anlamına mı geliyor?”
    5. 5. “Bu bakış açısı tehlikeli değil mi?”
  10. Son Değerlendirme
  11. Kaynakça
Deccal Fitnesi ve Diğer Kitaplar: Kur’an Perspektifinden Hakikatin Gizlenmesi yazısının devamı

Döllenmiş ve Döllenmemiş Yumurtaların Arasında Ne Fark var?

Giriş: Kendi Yumurtasını Üreten Bir Kadının Merakı

Kendi tavuklarımızdan elde ettiğimiz köy yumurtalarını her sabah sofraya getirmenin huzurunu yaşıyoruz. Ancak bir gün şöyle bir soru aklıma takıldı:

“Horozumuz yok ama yumurtalar yine de sağlıklı mı? Döllenmiş yumurtayla arasında bir fark var mı?”

İşte bu yazı, hem bu soruya bilimsel bir yanıt bulmak, hem de doğal yaşamla ilgilenen herkese ışık tutmak için kaleme alındı.

Döllenmiş ve Döllenmemiş Yumurtaların Arasında Ne Fark var? yazısının devamı

İçkinlik ve Aşkınlık Ne Demek: Varlığın Konumu Üzerine Felsefi Bir Ayrım

Felsefe tarihinde Tanrı, mutlak ilke veya varlık fikri tartışılırken en temel ayrımlardan biri, bu varlığın dünya ile olan ilişkisi üzerinden yapılır. Bu bağlamda içkinlik (immanence) ve aşkınlık (transcendence) kavramları, yalnızca metafizik birer terim değil; insanın evreni, kendisini ve anlamı nasıl konumlandırdığını gösteren iki farklı düşünme biçimini temsil eder. Bu iki kavramı, bir tür “yerleşim planı” gibi düşünmek mümkündür: Varlık ya evrenin içindedir ya da evrenin dışında ve üstündedir.

Bu ayrım, Tanrı tasavvurundan doğa anlayışına, ahlâk teorilerinden bilgi felsefesine kadar pek çok alanı doğrudan etkiler. Dolayısıyla içkinlik ve aşkınlık meselesi, soyut bir metafizik tartışmanın ötesinde, insanın dünyayla kurduğu ilişkinin felsefî temelini oluşturur.

İçkinlik ve Aşkınlık Ne Demek: Varlığın Konumu Üzerine Felsefi Bir Ayrım yazısının devamı