İSLAM’IN TAMAMLANMASI: ADALETİN YENİDEN İHYASI VE BATIL İNANIŞLARIN SONU

İslam’ın tarihi boyunca, peygamberlerin gönderilmesi ve kutsal kitapların indirilmesi sürecinde Allah, rehberlik etmiş ve insanlığı adalet, eşitlik ve iyiliğe yönlendirmiştir. Kur’an’ın tamamlanması, bu sürecin dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu metinde, Kur’an’ın tamamlanması ve İslam’ın merkezine konulması ile birlikte adaletin nasıl ihyasının gerçekleştiği ve daha sonra Cahiliye dönemi adetlerine nasıl geri dönüldüğü üzerine odaklanacağız.

İslam’ın Tamamlanması ve Batıl İnanışların Ortadan Kalkması:

Kur’an’ın tamamlanmasıyla batıl inanışlar ve adaletsizlikler ortadan kalkmıştır. Rabbimizin “Bugün size olan rahmetimi tamamladım” buyruğuyla, İlahi rehberimizin tamamlandığı ifade edilmiş ve zulüm ile adaletsizliklerin sona erdiği belirtilmiştir. Allah şöyle buyurmaktadır:

6: ENAM / 115. Rabbinin sözü (Kuran’ı Kerim), doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek (O’ndan daha adil, O’ndan daha doğru bir söz söyleyecek) kimse yoktur. O işitendir, bilendir.

Bazı hükümler, Kur’an’ın tamamlanması öncesinde Allah tarafından kaldırılmış veya değiştirilmiştir. Fetva verirken, tamamlanmış Kur’an’ın hükümleri göz önünde bulundurulmalıdır. Kaldırılmış ayetler ve sağlıklı olmayan rivayetler dikkate alınmamalıdır. İslam’ı yaşamı, hayata geçirme gayretlerini sürdürürken gelmiş geçmiş, henüz rayına oturmamış bir zamandaki yaşanılanlardan hüküm çıkarmaya kalkmak doğru değildir çünkü o dönemde henüz Allah’ın rahmeti tamamlanmamıştır. O dönem Cahiliye döneminden kalıntılar içeren bir dönemdir. O dönem Allah’ın rahmetinin tamamlandığı döneme taşınmamalıdır. Allah bize şöyle buyurmaktadır:

3: AL-İ İMRAN / 144. Muhammed ancak bir elçiden başkası değildir. Ondan önce de Resuller gelip geçti. O halde şimdi o ölür veya öldürülürse siz ökçenizin üzerinde geri mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geri dönerse dönsün, hiçbir şey asla Allah’a zarar veremez. Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır.

Tamamlanmış Olan Kur’an’ın Terk Edilerek Cahiliye Dönemindeki Adaletsiz Uygulamalara Dönüşün Açtığı Yaralar:

Kalplerinde hastalık olanlar Allah’ın indirdiği hükümleri geçersiz kılabilmek için Cahiliye devrinden aktarılan rivayetleri kullanarak Allah’ın razı olmayacağı Kur’an dışı yorumlar yapmışlar ve hevalarına uygun hükümleri fıkıh kitaplarına yerleştirmişlerdir. Allah’ın indirdiği ayetler, Kur’an tamamlanmadan önceki döneme ait rivayetlerle yorumlanınca birçok mantık ve adalet dışı hükümler ortaya çıkmıştır. Kur’an haricindeki yapılan açıklamalar konusunda Allah şöyle buyurmaktadır:

5: MAİDE/ 101. 102. Ey iman edenler, Kur’an indirildiği zaman ondan sorarsanız size açıklama yapılır. Kur’an haricinde size açıklanırsa, sizi helak edecek şeyleri sormayın. Onlar hakkında Allah sizi affetsin. Yapılan bu tür hatalar, sizden önceki bir kavmin yoldan çıkarak kâfir olmasına sebep oldu. Allah daha önceki hatalarınızı affetmiştir. Allah çok merhametli olan ve kusurları bağışlayandır.

Dünya bir imtihan mekanıdır. İmtihanımızda nasıl başarılı olabileceğimize dair Allah bize yol göstermiştir. Bizim yararımıza sunulan, yazılımı tamamlanmış adalet, eşitlik ve özgürlük getiren bir kitabı doğru anlayıp doğru değerlendirmemiz gerekir: Yazılımı tamamlanmış bir kitaptan mı ders çalışırsak imtihanımızda daha başarılı oluruz yoksa henüz tamamlanmamış bir kitaptan mı ders çalışırsak daha başarılı oluruz?..

Yönetim ve Adaletteki Problemler:

Müslüman ülkelerde ülkelerini yönetenler Allah’ın emirlerini yerine getirmekten uzaklaşmışlardır. Kendi arzu ve taleplerini Allah’ın dini gibi halka sunmuşlar ve ülkelerini cahil dervişler arasında bölüştürerek yönetmeye çalışmışlardır.

Kur’an merkezli bir din anlayışıyla ve Kur’an’dan alınmış bir ilhamla yönetmek yönetenlere ağır gelmiştir. Geçmiş dinlerde olduğu gibi Müslümanlıkta da yönetenler hak ve adaleti gözetmemişlerdir.

Hak ve adaleti gözeterek ülkelerini yönetmedikleri için Allah’ın lanetine uğramışlar ve birbirlerine düşman olmuşlardır. Böylece Müslüman ülkeler sefalet üstüne sefalete düşmüşler ve iki dünyada da zarara uğrayanlardan olmuşlardır.

Sonuç: Kur’an’ın tamamlanmasıyla birlikte, batıl inanışlar ve adaletsizlikler ortadan kalkmış, gerçek İslam yaşanmaya başlamıştır. Bu süreçte, yönetimde adaletin ve Allah’ın emirlerinin gözetilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. İslam’ın tamamlanması, adaletin ve hakkın yerine getirilmesi için bir fırsat sunmuş, ancak bu fırsatın doğru şekilde değerlendirilmesi insanların sorumluluğunda olduğu hatırlatılmıştır.