İSLAM’DA ÇOK EVLİLİK VAR MI: ALLAH, HAKİKATAN DÖRT EVLİLİĞE RUHSAT VERDİ Mİ?

Giriş:

İslam’dan önceki Arap toplumlarında çok eşlilik yaygın mıydı? İslamiyet’in bu durumu nasıl düzenlediği ve çok evliliğin Arap toplumunda gerçekten ne kadar yer aldığı gibi sorular, tarihsel ve dini incelemeler gerektirir. Bu yazıda, İslam öncesi Arap toplumlarındaki evlilik pratiklerini ve İslam’ın bu konudaki düzenlemelerini inceleyerek çok evliliğin gerçek boyutunu anlamaya çalışacağız.

1• İslam Öncesi Arap Toplumunda Evlilik Pratikleri

Arap Toplumunda Evlilik Çeşitleri:

İslamiyet öncesi Arap toplumunda yaygın olarak tek eşli evlilik görülmekle birlikte, bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesi konusunda herhangi bir sınırlama yoktu. Ancak bu dönemde zina, cariyelik, eşcinsellik ve muta nikahı gibi ahlaksızlıklar oldukça yaygındı. Bunların yaygın olmasından dolayı eşler arası savaşlara katlanmak istemeyen Arap erkekleri çok evliliği tercih etmiyorlardı. Dolayısıyla Araplarda çok evliliğin yaygın olup olmadığı tartışmalıdır.

2• Üç Farklı Toplum Kültürü ve Evlilik Pratikleri

Kur’an’ı Kerim, İslamiyet öncesi Araplarda üç farklı toplum kültürünün yaşadığını belirtir: Putperestler, Yahudiler ve Nasraniler. Bu kültürleri inceleyerek Arap toplumlarında çok evliliğin yaygın olup olmadığını daha iyi anlayabiliriz.

Putperestler:

Putperest Araplar arasında Ebu Cehil ve Ebu Sübyan gibi zengin ve ileri gelen kişilerin tek eşli oldukları görülmektedir. Ayrıca Leheb Suresi’ne göre, Ebu Leheb de tek eşli bir kişiydi. Bu durum, çok eşliliğin Arap toplumunda ne kadar yaygın olduğuna dair bir gösterge olabilir.

Nasraniler:

Nasraniler, Allah’a şirk koşanlar ve koşmayanlar olarak iki gruba ayrılır. Her iki grupta da tek eşlilik temel bir kural olarak kabul edilir ve boşanmak dahi yasaktır.

Yahudiler:

Yahudiler inanç açısından iki gruba ayrılır: Tevrat ve Zebur’un şeriatına bağlı olanlar ve Talmud’la amel edenler. Tevrat ve Zebur’da çok evliliğe yer verilmezken, Talmud’daki rivayetler Hz. İbrahim’in dört evliliğini bir sünnet olarak kabul eder. Ancak İncil ve Kur’an’da Hz. İbrahim’in iki eşli olduğu anlatılmaktadır.

3• İslamiyet’in Çok Evliliğe Yaklaşımı

İslam’ın Çok Evliliği Düzenlemesi:

Kur’an-ı Kerim’in Nisa Suresi 3. ayetinin dört evliliğe ruhsat verdiği sanılsa da bu ayet aslında adaleti sağlamak için evliliği bir eşle sınırlandırmıştır. Ayette geçen ikişer ikişer, üçer üçer, dörder dörder evlenin sözcüğü kinaye içeren bir cümle olmasına rağmen bu cümlenin dört evlenmeye ruhsat verdiği yargısına varmak büyük bir hatadır.

Nisa Suresi 127. ayet erkekleri iki evlenmekten dahi men ederken Nisa Suresi 3. ayetten çok evliliğe ruhsat çıkarmak gerçeği yansıtmayabilir. Bu ayetinlerin, Arap toplumundaki cinsel ahlaksızlıkları düzeltme ve kadınlar arasında adaleti sağlama amacı taşıdığı bir gerçektir.

İslam’ın Evlilik Pratikleri ve Peygamberimizin Hayatı:

Peygamberimiz, peygamberlikle görevlendirildikten sonra Rabbimizin tavsiye ve emirleri doğrultusunda evlilikler yapmıştır. Bu evlilikler, İslam’ın yayılmasında önemli roller üstlenen kadınlarla mahremiyeti kaldırmak için yapılmıştır. Peygamberimizin Maria dışındaki eşlerinden çocuğu olmamıştır, bu da evliliklerinin amacını ortaya koymaktadır.

Dört Evliliğin Meşruiyeti Üzerine Tartışmalar:

Bu yazıda, İslam’da dört evliliğin mubah olduğu görüşü eleştirilmekte ve bu görüşün temelinde yanlış anlamaların yattığı belirtilmektedir. Kur’an’da dört evliliğe bir ruhsat yoktur. Allah’ın gazabını içeren, kinayeli söylenmiş olan bu cümle maalesef yanlış anlaşılmaktadır.

Allah, ayetin birinde kadınlar arasında asla adaleti sağlayamazsınız ve onu kocalı kocasız durumunda bırakırsınız derken, diğer ayette dörde kadar ruhsat veriyorum, demiş olamaz. Bu ayetin, adaleti sağlamak amacıyla verilen bir düzenleme olarak değerlendirilmesi gerektiği konusu savunulmalıdır. Allah’ın varlığına, birliğine ve Allah’ın adaletine inanan ve güvenen alimler için bu ayetin yeniden değerlendirilmesi ve Allah’ın adaletine yakışır bir biçimde yorumlanması önemli bir görev olmalıdır.

Sonuç:

İslam’dan önceki Arap toplumlarında çok evlilik uygulaması geniş bir yaygınlık göstermemiştir. İslamiyet, evliliği düzenlerken adalet ilkelerini ön planda tutmuş ve hükümlerini toplumun ahlaki yapısını güçlendirmek için bir düzenleme olarak getirmiştir. Bu bağlamda, dört evliliğin Allah’ın emri veya ruhsatı olmadığı açıktır. Allah’ın adaletine aykırı düşen dört evliliğin, belirli şartlar altında mübah bir seçenek olarak sunulması bir hata olabilir. Dolayısıyla, çok evliliğin meşruiyeti ve uygulanabilirliği konusunda yapılan tartışmalar, tarihsel ve dini bağlamda daha derinlemesine ele alınmalıdır.