Beled Suresi meşakkat ve sorumluluk metaforu - Akabe yokuşu

Meşakkatin Kutsallığı: Zorluktan Sorumluluğa İnsan Psikolojisi

Biz insanı bir meşakkat içinde yarattık.” Beled Suresi’nin bu sarsıcı ayetinden yola çıkarak; hayatın kaçınılmaz zorluklarının (Kebed) nasıl iradi bir sorumluluğa (Akabe) dönüşebileceğini inceliyoruz. Modern psikolojinin anlam arayıșı ile Kur’an’ın “Sarp Yokuş” metaforu arasındaki muazzam bağı keşfedin.

İnsan ruhu, statik bir mutluluk için değil, dinamik bir mücadele için tasarlanmıştır. Beled Suresi’nde karşımıza çıkan Kebed (ontolojik meşakkat) ve Akabe (iradi sorumluluk) kavramları, modern psikolojinin “kendini gerçekleştirme” sürecindeki eksik parçayı tamamlar.

1. Ontolojik Bir Gerçeklik Olarak “Kebed” (Varoluşsal Sancı)

Psikolojide, insanın hayat boyu karşılaştığı kaçınılmaz zorluklar çoğu zaman “stresör” olarak adlandırılır. Ancak Kebed kavramı, bu zorluğun dışsal bir etken değil, yaratılışın özünde (fî) olduğunu vurgular.

• Biyopsikolojik Temel: İnsan, doğum anından itibaren fiziksel bir meşakkatin içine doğar. Bu sancı, aslında büyümenin ve hayata tutunmanın ilk şartıdır.

• Anlamın Doğuşu: Viktor Frankl’ın ifade ettiği gibi, “Hayat asla bir şeyden dolayı çekilmez hale gelmez, sadece anlam ve amaç eksikliğinden dolayı çekilmez hale gelir.” Kebed, bu anlamın üzerine inşa edileceği ham maddedir.

2. İradenin Sınandığı Eşik: “Akabe” (Sarp Yokuş)

Eğer Kebed insanın elinde olmayan zorluklarsa, Akabe insanın bilerek ve isteyerek seçtiği zorlu sorumluluktur. Psikolojik olgunlaşma (maturation), kişinin “kaçınılmaz acı”dan “anlamlı sorumluluk” safhasına geçmesiyle gerçekleşir.

• Konfor Alanının İllüzyonu: Modern psikoloji, depresyonun ve anksiyetenin bir nedenini de “yokuş tırmanmaktan kaçınmak” (avoidance behavior) olarak görür. Kişi, sarp yokuşu (Akabe) göze almadığında, ruhsal enerjisi kendi içine çöker.

• Sorumluluk Yoluyla Tedavi: Ayetteki yokuşu aşma eylemleri (esiri özgürleştirmek, aç olanı doyurmak), aslında kişinin narsisistik döngüsünden çıkıp “Diğergamlık” (Altruizm) yoluyla şifa bulmasıdır.

3. Meşakkatin Semeresi: Sabır ve Merhamet Paradoksu

Surenin sonunda bu meşakkatli yolculuk, iki temel psikolojik erdemle mühürlenir: Sabır ve Merhamet.

• Duygusal Dayanıklılık (Resilience): Sabır, pasif bir bekleyiş değil; sarp yokuşta dengede kalma becerisidir.

• Sosyal Bütünleşme: Merhamet, bireyin tırmandığı yokuşta arkasından gelenlere el uzatmasıdır. Bu, bireysel gelişimin zirvesi olan “toplumsal his” (Adler’in Gemeinschaftsgefühl kavramı) ile örtüşür.

Akademik Değerlendirme Özeti

Son Söz: Meşakkat bir ceza değil, bir çağrıdır. İnsan, kendi “sarp yokuşunu” tırmanırken döktüğü terle ruhunu arındırır. Sorumluluk, meşakkati kutsallığa dönüştüren yegâne simyadır.

Kaynakça:

• Frankl, Viktor E. İnsanın Anlam Arayışı. İstanbul: Okuyan Us Yayınları, 2009.

• Adler, Alfred. İnsanı Tanıma Sanatı. Çeviren Kamuran Şipal. İstanbul: Say Yayınları, 2015.

• Yalom, Irvin D. Varoluşçu Psikoterapi. Çeviren Zeliha İyidoğan Babayiğit. İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 1999.