İslam hukukunda (fıkıh) en çok tartışılan ve günlük hayatı en fazla zorlaştıran konulardan biri de eşlerin birbirine dokunmasının abdest üzerindeki etkisidir. Bazı mezhep yorumları bu durumu bir “yasak duvarına” dönüştürürken, Kur’ani mantık ve Peygamberimizin (s.a.v) yaşayan sünneti bize çok daha ferah bir yol sunmaktadır.
1. Ayetteki “Dokunma” Ne Anlama Geliyor?
Tartışmanın odağında Mâide Suresi 6. ayet yer alır. Ayette geçen “Ev lâmestümü’n-nisâ” ifadesi, kelime anlamı olarak “kadınlara dokunmuşsanız” şeklinde tercüme edilmektedir. Ancak Arap dilinin zarafeti ve Kur’an’ın edebi üslubu burada devreye girer:
• Kinaye Sanatı: Kur’an, mahrem konuları anlatırken kaba tabirler yerine zarif mecazlar kullanır. Arap dilinde “lems” (dokunma) kelimesi, tıpkı Türkçedeki “biriyle beraber olmak” ifadesi gibi, cinsel ilişkiyi anlatan bir kinayedir.
• İmamların Yorum Farkı: İmam Şafii bu ifadeyi fiziksel “ten teması” (derinin deriye değmesi) olarak alırken; İmam Azam ve arkadaşları, ayetin bütünlüğüne bakarak bunu “cinsel birleşme” olarak yorumlamışlardır.
2. Mantıksal Bir Sorgulama: Abdest vs. Gusül
Şu duruma dikkat çekmek isterim: “Eğer bir kadına elini dokundurmak namaz abdestini bozuyorsa, neden namaz abdestini bozan şeyler zikredilirken kadına dokunmak da bunun içinde zikredilmiyor? Neden boy abdesti ayrıca ele alınıyor? “Eğer bir kadına elini dokunmak namaz abdestini bozsaydı, ayette mutlaka yer alırdı.
Kadına elini dokunma abdesti bozsaydı, ibadeti ve aile içinde yaşımı zorlaştırırdı. Halbuki Allah bizim için zorluk değil, kolaylık dilemektedir. Kadına dokunmanın abdesti bozduğuna dair ne ayette ne de hadislerde bir işaret var.
Kimin kalbi nasıl rahat ediyorsa öyle inanıp ibadetine devam edebilir. Her samimi ibadeti Rabbimiz kabul eder inşallah.
3. Geleneğin içine düştüğü tutarsızlık:
• Mezheplerin çoğu, cinsel organların teması dışında kalan “dokunmaların” (ne kadar yoğun olursa olsun) gusül abdestini bozmadığında hemfikirdir.
• Ancak konu namaz abdestine gelince, “el değmesiyle abdest bozulur” demek, aynı ayetteki tek bir kelimeye (lems) iki farklı anlam yüklemektir.
• Sonuç: Bir eylem abdesti bozacak kadar “hükmi kirlilik” oluşturuyorsa, mantıken gusül gerektiren hallerle de bir bağı olmalıdır. Eğer guslü bozmuyorsa, namaz abdestini bozması hayatı mazoşist bir eziyete dönüştürmekten başka bir sonuç doğurmaz.
Peygamberimizin hayatı, ayetlerin en canlı tefsiridir. Hz. Aişe’den gelen rivayetler, bu tartışmayı kökten bitirecek netliktedir:
4. Peygamberimizin (s.a.v) Evindeki Uygulama
“Resulullah gece namaz kılarken ben önünde uzanmış olurdum. Secdeye gideceği zaman yeri dar olduğu için eliyle ayağıma dokunur, ben de ayağımı çekerdim.” (Buhârî, Salât 22)
Eğer ten teması abdesti bozsaydı, Peygamberimizin namazı düşerdi. Oysa o, namazına devam etmiştir. Yine Peygamberimizin namaza gitmeden önce hanımlarını öptüğü ve abdest tazelemeye gerek duymadığına dair sahih rivayetler, bu konudaki “serbestlik alanını” perçinler.
5. Sonuç: Adalet ve Sükûnet
Allah, eşleri birbirine “sükûn” (huzur ve güven) bulsunlar diye yaratmıştır (Rûm, 21). Aynı çatı altında yaşayan, hayatı paylaşan insanların birbirine değmekten korktuğu, sürekli “eyvah abdestim gitti” stresi yaşadığı bir inanç iklimi, İslam’ın “kolaylaştırma” ilkesiyle bağdaşmaz.
Kur’an’ın zarafetini (kinaye), şekilci yorumlara feda etmemek gerekir. İslam, bir “kurallar labirenti” değil, fıtratla uyumlu bir “rahmet yoludur.”
Kaynakça
• Buhârî, M. İ. (n.d.). el-Câmiu’s-Sahîh. Kitâbü’s-Salât.
• Diyanet İşleri Başkanlığı. (2026). Kur’an-ı Kerim Tefsiri: Mâide Suresi 6. Ayet Analizi.
• Ebû Dâvûd. (n.d.). Sünen-i Ebû Dâvûd. Kitâbü’t-Tahâre.
• Yazır, E. H. (1935). Hak Dini Kur’an Dili. İstanbul. (Mülâmese kavramı üzerine dilbilimsel açıklamalar).