Kategori arşivi: KUR’AN BİZE NE DİYOR?

Karanlıklardan Nura: Hadîd Suresi 9. Ayetin Anlam Derinliği ve Hayatımıza Yansıması

Giriş: Kur’an’ın Kalpten Kalbe İnen Işığı

Kur’an’ın en çarpıcı anlatımlarından biri, insanın kalbindeki karanlıkları aydınlatma temasıdır. Özellikle Hadîd Suresi 9. ayet, bu bağlamda dikkate değer bir ayettir. İlahi mesajın gönderiliş gayesini, rahmetin tezahürünü ve hakikate daveti özetler niteliktedir. Ayet, sadece o dönem toplumuna değil, çağlar ötesine seslenen evrensel bir hakikat çağrısıdır.

Karanlıklardan Nura: Hadîd Suresi 9. Ayetin Anlam Derinliği ve Hayatımıza Yansıması yazısının devamı →

En’âm Suresi 152. Ayet Tefsiri

Kur’an-ı Kerim’in en dikkat çekici yönlerinden biri, hem bireysel hem de toplumsal hayatı düzenleyen ahlâkî prensipleri özlü ve evrensel ifadelerle ortaya koymasıdır. En‘âm Suresi 152. ayet, bu açıdan bir manifestoya benzer. Allah, bu ayette insana üç önemli sorumluluğu hatırlatmaktadır: yetim hakkını korumak, ölçü ve tartıda adaleti gözetmek, verilen sözde dürüst olmak. En‘âm Suresi 152. ayet, yetim hakkı, ölçü ve tartıda adalet, verilen söze sadakat gibi temel ahlâkî prensipleri anlatır. Bu yazıda ayetin tefsiri ve günümüze mesajı ele alınıyor.

En’âm Suresi 152. Ayet Tefsiri yazısının devamı →

Mehir ve Boşanma Üzerine Kur’an Merkezli Bir Bakış

Boşanma durumunda kadının mehir iade edip etmeyeceği Kur’an’a göre hangi şartlara bağlıdır? Zulüm gören kadın ne yapmalı? Detaylı bir inceleme.

İslam’da mehir, kadına verilen değerli bir hakkın ve evliliğin sorumlulukla kurulduğunun simgesidir. Ancak boşanma söz konusu olduğunda mehirin durumu sıkça tartışılır. Kadın boşanmak isterse mehirini geri vermek zorunda mıdır? Ya eşi zalimse? Ya kadın baskı altında bırakılmışsa?

Kur’an, bu sorulara doğrudan cevap verir. Bu yazıda, mehir ve boşanma ilişkisini Kur’an’ın adalet ilkesiyle birlikte anlamaya çalışıyoruz.

Mehir ve Boşanma Üzerine Kur’an Merkezli Bir Bakış yazısının devamı →

KIYAME SURESİ 36-40. AYETLERİN MODERN EMPRİYOLOJİ VE İNSAN GELİŞİMİ IŞIĞINDA TEFSİRİ

Aşağıda, Kıyame Suresi 35–40. ayetlerin bilimsel perspektiften, özellikle modern embriyoloji ve insan gelişimi ışığında nasıl yorumlanabileceğine dair bir değerlendirme sunulmaktadır. Bu yorum, hem ayetlerde geçen ifadelerin sembolik ve mecazi yönlerini hem de modern bilimsel verileri dikkate alan bir bakış açısıdır:

“O akıtılan bir meni damlası değil miydi? Sonra o bir sülük oldu, akabinde onu yarattı ve biçimlendirdi. Böylece ondan çifti, erkek ve dişiyi yarattı. O’nun ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?”

KIYAME SURESİ 36-40. AYETLERİN MODERN EMPRİYOLOJİ VE İNSAN GELİŞİMİ IŞIĞINDA TEFSİRİ yazısının devamı →

KUR’AN’DA YARATILIŞ VE BİLİMSEL GERÇEKLİK: TOPRAKTAN GELDİK, TOPRAĞA DÖNÜYORUZ

Çamurdan Yaratılmış Çiftin, Çamurdan Yaratılmış Bitkiyle Beslenmesini Anlatan Fotoğraf

Giriş:

Kur’an’da insanın yaratılışına dair birçok ayette geçen “çamurdan” veya “topraktan” yaratılma ifadesi, tarih boyunca çeşitli yorumlara konu olmuştur. Bu ifadeler sadece o dönemin insanlarına mı hitap ediyordu, yoksa bugünkü bilimsel gerçekliklere de ışık tutuyor mu? Toprağın insanla olan kimyasal ve biyolojik bağı, Kur’an’ın zamanlar ötesi mesajına yeni bir pencere açabilir mi?

KUR’AN’DA YARATILIŞ VE BİLİMSEL GERÇEKLİK: TOPRAKTAN GELDİK, TOPRAĞA DÖNÜYORUZ yazısının devamı →

“ATEŞ” GİBİ İSİMLER DİNEN YASAK MI? KUR’AN’ VE SAHİH HADİSLERDE BÖYLE BİR YASAK VAR MI?

Giriş

Bazı isimler kulağımıza ilk duyduğumuzda güzel, anlamlı ya da etkileyici gelebilir. Ancak toplum içinde zamanla bu isimler hakkında birtakım söylentiler oluşabilir:

“Dinen yasakmış…”,

“Cehennemi çağrıştırdığı için uygun değilmiş…” gibi.

Peki gerçekten “Ateş”, “Kıvılcım”, “Alev” gibi isimler İslam’da yasak mı?

Kur’an ve hadislerde bu konuda açık bir hüküm var mı?

Gelin bu konuyu birlikte detaylı ve sahih kaynaklara dayanarak inceleyelim.

“ATEŞ” GİBİ İSİMLER DİNEN YASAK MI? KUR’AN’ VE SAHİH HADİSLERDE BÖYLE BİR YASAK VAR MI? yazısının devamı →