İnsanlık tarihindeki en temel çatışmalardan biri, iyilik ve kötülük arasındaki mücadeledir. Bu mücadele, Allah’ın yarattığı her şeyi ilmiyle kuşatması ve şeytanın düşmüş olduğu kötülük halini de içerir. Kuran’da belirtildiği gibi bu çatışmanın önemli bir anı: Allah yeryüzünde bir insan yaratacağını meleklere bildirdikten sonra Âdem’i yaratmıştır. Adem’in yaratılışı tamamlanınca Âdem’in yaratılışına şahit olan meleklerden ve meleklerin içinde bulunan İblis’den Allah’ın ilmi ve gücünün büyüklüğüne boyun eğerek Allah’a secde etmeleri emriyle verdikleri imtihandır.
Allah, kullarından dost edinmek ve onlara lütufta bulunmak ister. Her varlık gibi insanlar da Allah’a muhtaçtır. Allah insanlara muhtaç değildir ama onların kibar ve teşekkür etmesini bilen kullar olmasından hoşlanır çünkü onlardan dostlar edinecektir.
İslam’ın hak ve özgürlük anlayışı, demokrasiyi gökten yağan bir rahmet gibi görmekte ve herkesin bu rahmetten payını alması gerektiğini vurgulamaktadır. Yer yüzündeki her bir insan başkasına zarar vermeden ve başkasından zarar görmeden yaşayabilmelidir.
Günümüzde gıda alışverişlerinde içerik ve katkı maddeleri, özellikle inanç hassasiyeti olan tüketiciler için büyük önem taşımaktadır. Besmelesiz kesimlerden veya domuz türevlerinden elde edilen katkılar endişe yaratırken, pektin gibi bitkisel kaynaklı kıvam artırıcılar dini açıdan uygun bir alternatif sunar. Bu yazımızda, E440 kodlu pektinin meyvelerden nasıl elde edildiğini, reçel, yoğurt gibi gıdalardaki kullanım alanlarını, sindirim sistemine olan önemli faydalarını ve özellikle helal gıda kapsamındaki yeri ve helal statüsünü detaylıca inceleyeceğiz.
Kur’an’ı Kerim’in öğretileri, kadın haklarına ve özgürlüklerine büyük bir vurgu yapmıştır. Hz. Muhammed, insanları güzel ahlaklarına göre değerlendiren bir yaratıcıdan bahsederken, o yaratıcının, kadın-erkek eşitliğine ve kadınların özgürlüğüne verdiği önemi yansıtmıştır. Bu yazıda, Kur’an’ı Kerim’in kadınlara tanıdığı haklar, özgürlük anlayışı ve bu konudaki önemli hükümler ele alınacaktır.
İslam öncesi cahiliye dönemi, ahlaki değerlerin çürüdüğü, toplumsal çöküntülerin had safhada yaşandığı bir dönemdi. Bu dönemde öne çıkan pratiklerden biri de “Muta Nikahı” olarak bilinen evlilik dışı ilişki yöntemiydi. Adına rağmen, bu uygulama nikahın temel şartlarını taşımayan, kısa süreli ve çoğu kez kadınları mağdur eden bir süreçti. Bu makalemizde Muta Nikahı’nın İslam öncesi cahiliye devrindeki yerini, pratiklerini ve İslam’ın bu uygulamaya getirdiği düzenlemeleri inceleyeceğiz.