Allah’ın iradesiyle savaş olmadan da din düşmanları yok edebileceği düşünüldüğünde, insanların zihninde doğabilecek bazı sorular oluşabilir. “Allah dileseydi elbette din düşmanlarını savaş olmadan da yok edebilirdi. Allah bunu yapmaya muktedir olduğu halde neden bunu yapmıyor da insanları birbirleriyle savaştırıyor.” diye insanların aklına, cevaplanması gereken bir soru gelebilir. İnsan bu soruya cevap arayabilir. Bu makalede Al-i İmran Suresi’nin 138-143. ayetlerindeki hikmetlere odaklanan bir bakış açısı sunulmaktadır. Bu ayetler, zaferlerde ve yenilgilerde gizlenen derin anlamları ortaya koymaktadır.
ALLAH, DİN DÜŞMANLARINI YOK ETMEYE MUKTEDİR OLDUĞU HALDE ONLARI NEDEN YOK ETMİYOR? yazısının devamıANTİK RODAS ŞEHRİNDEN VE ÇEVRESİNDEN GELEN ESERLER – 6

PEYGAMBERİMİZE, ASHÂBINA VE EHLİBEYTİNE YÖNELTİLEN İFTİRALAR
Peygamberimize, ehlibeyte ve ashabına yöneltilen iftiralar tarih boyunca İslam dünyasının bir parçası olmuştur. Bu iftiralar, zamanla gerçek gibi algılanmış, hatta bu iftiraları reddedenler dahi küfürle suçlanmıştır. Bu yazıda, özellikle Peygamberimizin torunu Hz. Hasan’a yöneltilen iftiraların üzerinde duracağım.
PEYGAMBERİMİZE, ASHÂBINA VE EHLİBEYTİNE YÖNELTİLEN İFTİRALAR yazısının devamıAVRUPA’YA YOLCULUKTA GÖZLEMLER: BİR PANDEMİ HİKAYESİ
Avrupa’ya yönelik bir yolculuk, pandeminin getirdiği yeni normlar ve tedbirlerle dolu zorlu bir deneyim haline gelmiş durumdaydı. Bir havaalanında yaşadığımız olaylar, bu gerçeği gözler önüne seriyordu. Maske takmama, sosyal mesafe kurallarını ihlal etme ve genel olarak pandemi önlemlerine dikkatsizlik, bu deneyimin ana hatlarından biriydi.
AVRUPA’YA YOLCULUKTA GÖZLEMLER: BİR PANDEMİ HİKAYESİ yazısının devamıPEYGAMBERİMİZİN ŞEHVETİNE DÜŞKÜN OLMADIĞININ DELİLLERİ VE ÇOK EVLİLİĞİNİN NEDENLERİ

Bazı kimseler Peygamberimizin şehvetine düşkün olduğundan dolayı çok evlilik yaptığını ileri sürmüşlerdir. Bazı dini otoriteler de şehvetine düşkün olmayı bir meziyet gibi görmüşler ve Nisa Suresi 27. ayette Allah’ın eleştirdiği şehvet düşkünlüğünü Allah’ın Peygamberine yakıştırmışlardır. Peygamberimizin şehvetine düşkün olmadığının delilleri nelerdir? Bu yazıda bu konu irdelenecektir.
PEYGAMBERİMİZİN ŞEHVETİNE DÜŞKÜN OLMADIĞININ DELİLLERİ VE ÇOK EVLİLİĞİNİN NEDENLERİ yazısının devamıKURBANIN ÖZÜ: İMTİHAN, İYİLİK VE DOĞAYA ETKİSİ

Kurban ritüeli, insanlık tarihinde derin izler bırakan ve farklı kültürlerde çeşitli şekillerde uygulanan önemli bir ibadet ve geleneğin parçasıdır. Kökenleri binlerce yıl öncesine dayanan bu ritüel, Hz. İbrahim’in Allah’a olan teslimiyetinin sembolü olarak kabul edilir. Ancak kurban, sadece dini bir görev değil, aynı zamanda insanın inancını, toplumla olan ilişkisini ve doğayla olan etkileşimini yansıtan derin bir anlam taşır. İnsanlık, bu geleneği sadece ibadet olarak değil, aynı zamanda imtihanın, iyiliğin ve doğa korumanın bir ifadesi olarak anlamalıdır: “Kurbanın özünde, imtihan, iyilik ve doğaya olan etkisi yatar.”
KURBANIN ÖZÜ: İMTİHAN, İYİLİK VE DOĞAYA ETKİSİ yazısının devamıPEYGAMBERİMİZİN EŞLERİNE NEDEN ANNE DİYORUZ: KAN BAĞI OLMAYAN AKRABALARIMIZ
Peygamberin eşleri sizin annelerinizdir ayetinden anlaşılması gereken: Kur’an’ı Kerim’de iki türlü akrabalık bağı vardır. Birincisi kan bağıyla oluşan akrabalıklarımızdır. İkincisi kan bağı olmadan oluşan akrabalıklarımızdır.
PEYGAMBERİMİZİN EŞLERİNE NEDEN ANNE DİYORUZ: KAN BAĞI OLMAYAN AKRABALARIMIZ yazısının devamıİSLAM’IN TAMAMLANMASI: ADALETİN YENİDEN İHYASI VE BATIL İNANIŞLARIN SONU
İslam’ın tarihi boyunca, peygamberlerin gönderilmesi ve kutsal kitapların indirilmesi sürecinde Allah, rehberlik etmiş ve insanlığı adalet, eşitlik ve iyiliğe yönlendirmiştir. Kur’an’ın tamamlanması, bu sürecin dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu metinde, Kur’an’ın tamamlanması ve İslam’ın merkezine konulması ile birlikte adaletin nasıl ihyasının gerçekleştiği ve daha sonra Cahiliye dönemi adetlerine nasıl geri dönüldüğü üzerine odaklanacağız.
İSLAM’IN TAMAMLANMASI: ADALETİN YENİDEN İHYASI VE BATIL İNANIŞLARIN SONU yazısının devamıANTİK RODOS ŞEHRİNDEN VE ÇEVRESİNDEN GELEN ESERLER – 5

Helenistik Dönemden Bugüne Ulaşan Antik Eserler
ALZHEİMER HASTALIĞI VE ÜMİT VERİCİ GELİŞMELER

Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla ilişkilendirilen ve beyindeki sinir hücrelerinin zamanla yok olmasıyla karakterize bir nörodejeneratif bozukluktur. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar, yaşam tarzı değişikliklerinin ve uygun tıbbi müdahalelerin Alzheimer riskini azaltabileceğini göstermektedir. Florida’daki Nörodejeneratif Hastalıklar Enstitüsü’nde çalışan önleyici nörolog Dr. Richard Isaacson’un sunduğu bir vaka, umut verici bir örnek sunmaktadır.
ALZHEİMER HASTALIĞI VE ÜMİT VERİCİ GELİŞMELER yazısının devamı