Boşanma durumunda kadının mehir iade edip etmeyeceği Kur’an’a göre hangi şartlara bağlıdır? Zulüm gören kadın ne yapmalı? Detaylı bir inceleme.
İslam’da mehir, kadına verilen değerli bir hakkın ve evliliğin sorumlulukla kurulduğunun simgesidir. Ancak boşanma söz konusu olduğunda mehirin durumu sıkça tartışılır. Kadın boşanmak isterse mehirini geri vermek zorunda mıdır? Ya eşi zalimse? Ya kadın baskı altında bırakılmışsa?
Kur’an, bu sorulara doğrudan cevap verir. Bu yazıda, mehir ve boşanma ilişkisini Kur’an’ın adalet ilkesiyle birlikte anlamaya çalışıyoruz.
Göz sağlığı, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir alandır. Özellikle ileri yaşlarda sıkça karşılaşılan makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı), merkezi görmenin bozulmasına yol açarak bireyin okuma, araç kullanma ve yüz tanıma gibi temel işlevlerini ciddi şekilde kısıtlayabilir. Bu yazıda, sarı nokta hastalığının nedenleri, türleri, teşhisi, tedavi seçenekleri ve ilerlemesini önlemek için dikkat edilmesi gereken durumlar ele alınacaktır.
Aşağıda, Kıyame Suresi 35–40. ayetlerin bilimsel perspektiften, özellikle modern embriyoloji ve insan gelişimi ışığında nasıl yorumlanabileceğine dair bir değerlendirme sunulmaktadır. Bu yorum, hem ayetlerde geçen ifadelerin sembolik ve mecazi yönlerini hem de modern bilimsel verileri dikkate alan bir bakış açısıdır:
“O akıtılan bir meni damlası değil miydi? Sonra o bir sülük oldu, akabinde onu yarattı ve biçimlendirdi. Böylece ondan çifti, erkek ve dişiyi yarattı. O’nun ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?”
Orf hastalığı: Hayvan temasından kaynaklanan viral deri enfeksiyonu, elde lezyon oluşumuyla kendini gösterebilir.
Giriş
Orf hastalığı (aynı zamanda ekzantematik dermatit, sheyepox, ya da contagious ecthyma olarak da bilinir), genellikle koyun ve keçilerde görülen, ancak zoonotik potansiyeli nedeniyle insanlara da bulaşabilen viral bir enfeksiyondur. Orf, özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşan bireylerde mesleki bir hastalık olarak öne çıkar. Bu yazıda Orf hastalığının etkeni, bulaşma yolları, klinik belirtileri, tanısı, tedavi ve korunma yöntemleri akademik bir çerçevede incelenecektir.
Demans, genellikle yaşla birlikte ortaya çıkan ve zihinsel işlevlerin kaybıyla karakterize bir durumdur. Bu durum, kişinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir ve bağımsızlığını azaltabilir. Demansın birçok farklı türü vardır, en yaygın olanı ise Alzheimer hastalığıdır. Ancak vasküler demans, ön beyin korteks demansı, ön temporal demans gibi başka tipler de mevcuttur.
“Huzurlu bir uyku, yalnızca dinlenme değil; aynı zamanda zihinsel yenilenmenin ve sağlıklı yaşlanmanın anahtarıdır.”
Giriş
Hayatımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçiriyoruz. Peki bu zamanı sağlığımızı destekleyecek şekilde kullanabiliyor muyuz? Uykunun sadece dinlenmekle kalmadığı, aynı zamanda beyin temizliği ve hücresel onarım gibi hayati işlevlere sahip olduğu artık bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Yetişkinler için ideal uyku süresi nedir? Uyku kalitesi nasıl artırılır? Uyku eksikliği demans riskini artırır mı? Kadınlar neden daha fazla risk altında? Bu yazıda uyku ve beyin sağlığı ilişkisini bilimsel verilerle ele alıyoruz.
Çamurdan Yaratılmış Çiftin, Çamurdan Yaratılmış Bitkiyle Beslenmesini Anlatan Fotoğraf
Giriş:
Kur’an’da insanın yaratılışına dair birçok ayette geçen “çamurdan” veya “topraktan” yaratılma ifadesi, tarih boyunca çeşitli yorumlara konu olmuştur. Bu ifadeler sadece o dönemin insanlarına mı hitap ediyordu, yoksa bugünkü bilimsel gerçekliklere de ışık tutuyor mu? Toprağın insanla olan kimyasal ve biyolojik bağı, Kur’an’ın zamanlar ötesi mesajına yeni bir pencere açabilir mi?
Evde Papatya Yağı Yapmak İçin Kullanılacak Doğal Malzemeleri Gösteren Sahne
Giriş
Doğanın bizlere sunduğu en nazik ve şifalı hediyelerden biri papatyadır. Sarı beyaz renkleriyle kalbimizi ferahlatan bu narin çiçek, yalnızca görüntüsüyle değil, taşıdığı özlerle de bir mucizedir. Eski zamanlardan beri kadınların güzellik ve şifa kaynağı olan papatya yağı, bugün hâlâ evde kolayca hazırlanabilen en değerli bitkisel yağlardan biri. Üstelik belki sizin de benim gibi bir rüyanız olmuştur… Belki bir ses, bir kadın figürü size “Papatya yağı kullan…” demiştir. Kalbiniz o sesi ciddiye almak ister. İşte o zaman doğaya kulak verme zamanıdır.
Bazı isimler kulağımıza ilk duyduğumuzda güzel, anlamlı ya da etkileyici gelebilir. Ancak toplum içinde zamanla bu isimler hakkında birtakım söylentiler oluşabilir:
“Dinen yasakmış…”,
“Cehennemi çağrıştırdığı için uygun değilmiş…” gibi.
Peki gerçekten “Ateş”, “Kıvılcım”, “Alev” gibi isimler İslam’da yasak mı?
Kur’an ve hadislerde bu konuda açık bir hüküm var mı?
Gelin bu konuyu birlikte detaylı ve sahih kaynaklara dayanarak inceleyelim.
Evrenin büyüklüğü ve düzeni, insanoğlunu her devirde hayran bırakmıştır. İster gökyüzüne çıplak gözle bakan bir bedevi olsun, isterse uzayın derinliklerini araştıran bir bilim insanı, ortak bir hayret duygusunda buluşurlar: “Bu muazzam düzen nasıl bu kadar kusursuz işliyor?” Kur’an-ı Kerim, bu evrensel hayreti anlamlandıracak şekilde insan aklını göklere ve yere çevirmiştir. Talak Suresi’nin 12. ayeti de tam olarak bu çağrıya odaklanır.