GELİŞMİŞ ÜLKELERİN ÖZELLİKLERİ

Tarih boyunca bütün ülkeler, kendi intiharlarını kendileri hazırlamışlardır. İdeal bir siyaset izleme yerine baskıcı bir tutum üzerinde ısrar etmişlerdir. 

Özgürlüklerin oluşamadığı yasakçı toplumlarda düşünülmeden, tartışılmadan ortaya atılmış fikirler toplum menfaatlarına katkı sağlayamaz. Toplum menfaatına katkı sağlayamayan uygulamalar hayata geçirilirse toplumda huzurun kaçmasına sebep olur. Allah, Peygamberimize istişarede bulunmasını söylemiştir. Allah’ın ve resulünün yolunda olan kimseler istişarede bulunur. Bu bir zaaf değildir. Allah’ın emri ve Peygamberin sünnetidir.

İçinde adalet barındırmayan, olgunlaşmamış fikir talepleriyle yola çıkarak hayata geçirilmiş uygulamalar toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul görmez. Bu durum muhalefet oluşmasına sebep olur. Herkesi memnun etmek mümkün değildir ama istişareyle bu durum asgariye indirilebilir. Güçlü bir muhalefetle karşılaşan uygulamaları güncel tutabilmek bir hayli zordur. 

İstişare edilmemiş ve olgunluğa erişmemiş uygulamalar insanların ihtiyaçlarına cevap veremez. Halkın ihtiyaçlarına cevap veremeyen uygulamalar, eninde sonunda yok olmaya mahkumdur. Bu uygulamaların ömrünü uzatabilmek için toplumu ağır baskılar altında tutmak bir zorunluluk haline gelir. Özgürlükler kısıtlanır. Toplumda huzur ve barış yok olur. Yer altı yıkıcı faaliyetler artar. Ülke kaosa sürüklenir. Bu duruma düşen ülkeler, milli gelirlerini yıkıcı faaliyetleri bastırmak için harcamak zorunda kalırlar.

Fert başına düşen milli gelirin düşmesi sonucunda halk fakirleşir ve mutsuz olur. Yer yer ayaklanmalar başlar. Yönetim ortaya çıkan problemlerle mücadele etmek ve mevcut sistemi korumak için halk üzerinde baskıyı artırır. Ülke yorulur. Kan kaybeder ve böylece ülkenin ulusal çıkarları da tehlikeye girer. Düşman ülkeler, zayıflayan bu ülkenin bağımsızlığına göz diker. Ancak düşünüp istişare ederek hareket eden yönetimler ayakta kalmayı hak eder. 

Düşünmek insana özgü bir yetenektir. Kişiliğin gelişimindeki en önemli faktörlerden biri düşünmek ve düşündüğünü ifade edebilmektir. Özgürlükler kısıtlanırsa bu yetenek de körelir. Başkalarının düşüncelerine de saygı göstererek ve toplumun tamamını ilgilendiren konularda mutlaka istişare ederek, gerekirse toplumsal bir oylamaya giderek orta yol bulunmaya çalışılmalıdır.

Kalkınmış ülkeler, düşünen ve düşündüğünü ifade edebilen bireylere ihtiyaç duyarlar. Kalkınmışlıklarını devam ettirebilmek için cazip şartlar sunarak yetişmiş zeki insanlara ülkelerinin kapılarını açarlar. Özgürlüğe ve bilime yapılan yatırım katlanarak geri döner. 

Akıllı davranan yöneticiler attıkları adımlara dikkat ederler. Halkın desteğini almaya, toplumda huzur ve güveni sağlamaya özen gösterirler. Adaleti ayakta tutmaya çalışırlar. Düşünceyi açıklayabilme özgürlüğünü yasalarla güvence altına alırlar. Bilime önem verirler.

Özgürlüğe ve barışa katkıda bulunan bir toplum olma dileğiyle hoşça kalın.