
Giriş:
İslam’da “boş ol” diyerek boşanmak gerçekten geçerli mi? Bu yazıda dinî dayanaklar, yanlış yorumlar ve dini otoritelerin sorumluluğu ele alınıyor.
1. Sessiz Acıların Arka Planı
İslam toplumlarında bazı kadınlar, kocalarının tek taraflı sözleriyle boşanmış sayılıyor. En yaygın biçimiyle bu, üç kez “boş ol” ifadesiyle yapılıyor. Oysa bu sözün arkasında çoğu zaman ani bir öfke değil, çok daha hesaplı bir plan yatıyor: Yeni bir eşe yer açmak için eşlerini bir çırpıda boşuyorlar. Kadın ise, yaşadığı şokun içinde kendini suçlamaya başlıyor: Kocasını sinirlendirdiği için bu olayın başına geldiğini zannediyor.
Bu yazıda, İslam’da gerçekten boşanma nasıl olur, bu suistimalin dini bir dayanağı var mı ve bu durumu meşrulaştıranların sorumluluğu nedir, bunları sorgulayacağız.
⸻
2. “Boş Ol” Demek Ne Kadar Geçerli?
İslam’da boşanma vardır ama adaletsiz bir boşanma yoktur.
Eşini “boş ol” diyerek terk eden bir erkeğin yaptığı, şahit olmadan ve mahkemeye başvurmadan bir hayatı karartmaktır. Bu tutum, İslam’ın getirdiği nikah ve talak düzenine değil, cahiliye devri uygulamalarına benzemektedir.
Zıhar yeminini hatırlayalım:
Cahiliye döneminde, “Artık sen bana annem gibisin” diyerek eşini boşamak isteyen ve karısına “artık sana dönmem haram olur” diyen vicdansız ve yalancı bir erkeğin durumuyla bugün “boş ol” diyerek karısını ortada bırakan erkeğin durumu benzerdir. Bugün bazı erkeklerin yaptığı iş, hemen hemen budur. Maalesef, zıharın yerine zıhardan daha kötü bir hüküm getirilmiştir çünkü Allah, zıharda geri dönüş yollarını açmak için bir ayet indirmiştir. Hatta iddet müddetini de üç aydan dört aya yükseltmiştir. İddet müddeti sürecinde kişi belki pişman olup eşine döner diye bu süreç normal iddet süresinden bir ay daha uzun tutulmuştur. Eğer kişi gerçekten yuvasını yıkmaya kararlı değilse kefaretini ödeyip evliliğini devam ettirebilir.
İslam’a göre bir erkek, gerçekten yuvasını yıkmak istiyorsa bunun yolu iki dudak arasından çıkacak bir söz değildir. İslami bir boşanma ancak hukuk yoluyla olmaktadır çünkü iki tarafın da belli hakları ve sorumlulukları vardır. Bir sözle bir kadının hayatını hükme bağlamak ve kapının önüne koyarak onu hukuki haklarından mahrum etmek, ne kadar İslami olabilir ki?..
⸻
3. Bu Dinin Neresi? Delil Nerede?
Peygamber Efendimiz (sav) hiçbir zaman bu şekilde bir boşanmayı onaylamamıştır. Kur’an’da, Talak Suresi boşanmayı nasıl yapacağımızı açıklar:
• Bekleme süresi
• Gözlem ve arabuluculuk
• Şahitlik
• Geri dönüş şansı
Bu hükümleri yok sayıp, “Boş ol dedim, bitti” demek, Kur’an’ı ve Sünneti hükümsüz saymak demektir. Eğer biri çıkıp bunun İslam’da yeri olduğunu söylüyorsa, delil getirmelidir. Getiremeyecekler çünkü delil yok. Ben yemin ederim ki böyle bir usul İslam’da yoktur. Var diyen de yemin etsin ve Kur’an’dan delil getirsin.
⸻
4. Dini Otoriteler Ne Yapmalı?
Yıllardır bu yanlışın üstünü örten veya susan otoriteler, artık gerçekleri söylemek zorundadır. Gerçekten Allah’a ve Peygamber’e inanıyorlarsa el birlik olmalı:
• Bu bid’ati tanımalı,
• Müslüman kadınlardan özür dilemeli,
• Bu konuda açık bir tevbe ve düzeltme çağrısı yapmalıdırlar.
Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır.
⸻
5. Sonuç: Dini Suistimal Etme Hakkınız Yok
Boşanma, dinin ve toplumun en hassas meselelerinden biridir. Onu bu kadar kolay, sorumsuz ve keyfi bir hale getirmek, sadece kadınlara değil, dine de zulümdür.
İslam kolaylaştırıcıdır ama keyfiyet dini değildir.
İster öfkeyle ister kurnazlıkla söylensin, “boş ol” sözünün şer’i hükmü yoktur. Bu bir hurafe ve bir bidattir.
Gerçeği dile getirmenin zamanı geldi.
Kadınlar artık suçluluk duymamalı.
Erkekler, din adına yalan konuşmamalı.
Dini otoriteler, susmamalı.
Talak konusunda daha fazla bilgi:
TALAK SURESİ: İSLAM’DA EVLİLİK VE BOŞANMA HÜKÜMLERİ