Kategori arşivi: KUR’AN BİZE NE DİYOR?

Sinek İlahi Mesajı: Acziyetinizin Farkına Varın

Giriş: Sessiz Bir Uyarının Yankısı

İnsanoğlu, kendini güçlü sanmayı sever. Kimi ellerine geçirdiği imkânlarla gururlanır, kimi bilgisini mutlak sanır, kimi de sahip olduğu konumla başkalarına hükmedebileceğini zanneder. Oysa kâinatın derinliklerinde öyle bir gerçek vardır ki; bir sineğin kanat çırpışı bile bu zannı yerle bir etmeye yeter.

  1. Giriş: Sessiz Bir Uyarının Yankısı
  2. Bir Sineğin Kanadında Gizli Hakikat
  3. Modern Çağın Sessiz Putları
  4. Tefekkür: Güvenin Doğru Adresi
  5. Sonuç: Sineğin Öğrettiği Sessiz Ders
Sinek İlahi Mesajı: Acziyetinizin Farkına Varın yazısının devamı

Allah Bizimle Nasıl Konuşuyor?

Bu en çok düşünülen hem felsefi hem de teolojik bir soru: Allah bizimle nasıl konuşur? İnanç dünyasında bu konuya birkaç farklı pencereden bakabiliriz. Bu yazıda, Allah’ın insanlarla iletişim kurma yolları inceleniyor. Vahiy, kitaplar, doğa ve ibadetler üzerinden bu iletişim biçimleri ele alınıyor. İnsan aklının kullanılması ve kalp huzuru da önemli unsurlardır. Her birey, Allah’a ulaşmak için farklı yollar bulabilir; cennet ve cehennem arasında da bu farklılıklar belirleyici olabilir.

Allah Bizimle Nasıl Konuşuyor? yazısının devamı

Deccal Fitnesi ve Diğer Kitaplar: Kur’an Perspektifinden Hakikatin Gizlenmesi

Özet

Bu çalışma, Kur’an’ın Tevrat ve İncil hakkında ortaya koyduğu yaklaşımı “tahrif” kavramı ekseninde yeniden ele almayı amaçlamaktadır. Kur’an, önceki ilahî kitapları bütünüyle bozulmuş metinler olarak değil; “hidayet ve nur” içeren vahiyler olarak tanımlar. Buna karşın ayetlerde sıklıkla vurgulanan eleştiri, metnin kendisinden ziyade onun gizlenmesi, yanlış yorumlanması ve otoriteler eliyle işlevsizleştirilmesi üzerinedir. Bu bağlamda çalışma, Deccal figürünü tarihsel bir şahsiyetten çok; hakikati örten, sahte otoriteler üreten ve dini araçsallaştıran bir sembol olarak ele alır. Kehf Suresi anlatısı ise bu fitne karşısında bireysel bilinç ve ahlaki direnişin korunma modeli olarak değerlendirilir.

Bu çalışma, Kur’an merkezli bir yeniden okuma denemesidir. Amaç, yerleşik kabulleri tartışmaya açmak değil; Kur’an’ın kendi ifadeleri üzerinden düşünmeyi teşvik etmektir. Metin, polemik değil tefekkür çağrısı olarak okunmalıdır.

  1. Özet
  2. Giriş
  3. Tevrat ve İncil: Çatı Sağlam, Anlam Örtülü
  4. Klasik Görüşler ve Modern Tefsir Karşılaştırması
    1. Klasik Tefsir Geleneği
    2. Modern Tefsir Yaklaşımları
  5. Deccal Simgesi ile Örtüşme
  6. Tarihsel Örnekler ve Paraleller
  7. Kur’an ve Hadisler Işığında Genel Sonuç
  8. Akademik Değerlendirme
  9. İtirazlara Cevaplar
    1. 1. “Tevrat ve İncil bozulmuştur” görüşüne aykırı değil mi?
    2. 2. “Bu yaklaşım diğer dinleri meşrulaştırmak değil mi?”
    3. 3. “Deccal’i sembolik okumak hadislere aykırı değil mi?”
    4. 4. “Bu yaklaşım geleneksel âlimleri suçlamak anlamına mı geliyor?”
    5. 5. “Bu bakış açısı tehlikeli değil mi?”
  10. Son Değerlendirme
  11. Kaynakça
Deccal Fitnesi ve Diğer Kitaplar: Kur’an Perspektifinden Hakikatin Gizlenmesi yazısının devamı

Cuma Namazı Nasıl Kılınır: Cuma Namazıyla İlgili Ayetler ve Hadisler

Dinimizde zamanın bereketi belirli gün ve gecelerde gizlenmiş olup bu zaman dilimleri şahı, Peygamber Efendimiz’in (SAV) ifadesiyle: “Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür.” Cuma günü sadece haftalık bir ibadet günü değildir; toplumsal bağların güçlendiren, ruhun arındıran ve duaları ilahi huzura arz eden manevi bir bayram günüdür. Cuma günü Kur’an’ı Kerim’de müstakil bir sure olarak onurlandırılmıştır. İçinde hem Ferdi hem de toplumsal hayata yön veren derin hikmetler ve müjdeler barındırır. Cuma namazı ve Cuma gününün fazileti ile ilgili hem Kur’an-ı Kerim’de ayetler hem de Peygamber Efendimiz’in (SAV) Hadis-i Şerifleri bulunmaktadır.

İÇİNDEKİLER:

  1. İşte en temel ayet ve bazı önemli hadisler:
    1. Ayeti Kerimeler:
    2. Hadis-i Şerifler:
  2. Cuma Namazının Kılınış Şekli ve Cuma Gününün Diğer Sünnetleri:
  3. Cuma Namazının Kılınışı (Rekatları):
  4. Cuma gününün faziletini artıran bazı önemli sünnetleri detaylıca özeti:
    1. 1. Temizlik ve Güzellik
    2. 2. İbadet ve Zikir
    3. 3. Diğer İbadetler
  5. Cuma namazında imamın okuduğu hutbenin içeriği ve önemi:
    1. 1. Hutbenin Önemi ve Hükmü:
    2. 2. Hutbenin Yapısı ve Şartları:
    3. 3. Hutbenin geçerli olması için temel şartlar:
  6. Cuma gününün iki önemli manevi noktası olan Kehf Suresi’nin fazileti ve Saat-i İcabe (Duaların Kabul Vakti) hakkındaki detayları:
    1. Hadislerdeki Fazileti:
    2. Neden Kehf Suresi?
    3. Saat-i İcabe (Duaların Kabul Vakti):
  7. Hadisin Kaynağı ve Farklı Lafızları:
Cuma Namazı Nasıl Kılınır: Cuma Namazıyla İlgili Ayetler ve Hadisler yazısının devamı

Kendini Öldürme Ama Benliğini Öldür

Giriş: Zıtlığın Perdesini Aralamak

Kur’an’da bazı ifadeler ilk bakışta birbirine zıt gibi görünür. Bunlardan biri, “nefsinizi öldürmeyin” (Nisâ, 4:29) ve “nefsinizi öldürün” (Bakara, 2:54) ayetleridir.

Birinde Allah insanın canına kıymasını yasaklar, diğerinde ise bizzat “nefsinizi öldürün” buyurur.

Peki bu bir çelişki midir, yoksa Kur’an’ın çok katmanlı dilinin bir yansıması mı?

Gün batımında dağ zirvesinde duran insan silueti; arka planda turuncu ve mor tonlarda huzurlu bir gökyüzü. Manevi derinlik ve tefekkür atmosferi
Ortam huzurlu, dingin ve derin bir tefekkürü yansıtıyor
Kendini Öldürme Ama Benliğini Öldür yazısının devamı

Peygamberimizin Hayatına Özel İndirilen Ayetler

Tahrim Suresi’nin iniş sebepleri ve içeriği: Geleneksel bakıştan farklı bir bakış bulacaksınız. Bu makale rivayet üzerinden değil de ayetlerin bağlam bütünlüğünden gidilerek ele alınmış ve ayetlerin tefsiri öne çıkarılmak istenmiştir.

Peygamberimizin Hayatına Özel İndirilen Ayetler yazısının devamı

“Kadınlarınızı Beşiğe Bağlamayınız” Sözü: Hadis mi, Halk Söylemi mi?

Folklor, Fıkıh ve Dinî Otorite Açısından Akademik Bir İnceleme**

Giriş: Dinde Kaynağı Olmayan Sözlerin Yaygınlaşma Sorunu

Toplumların kültürel hafızasında nesiller boyunca aktarılan pek çok söz, zamanla “hadis” olarak adlandırılmakta ve dinî otoriteye bağlanarak meşruiyet kazanmaktadır. Bu olgu yalnızca Anadolu kültürüne özgü değildir; birçok toplumda atasözleri, ahlâk öğütleri ve yerel uygulamalar “dine ait söz” niteliği kazanarak yeni anlamlara bürünebilmektedir. Dinî otorite ile kültürel alışkanlıkların iç içe geçmesi, özellikle kadın, aile, evlilik ve çocuk yetiştirme gibi sosyal alanlarda daha belirgin hâle gelir. Bu çerçevede “Kadınlarınızı beşiğe bağlamayınız” şeklinde ifade edilen ve halk arasında hadis diye anlatılan söz, hem İslâmî metinlerdeki kaynağı hem de kültürel arka planıyla tartışılmayı hak eden ilginç bir örnektir.

“Kadınlarınızı Beşiğe Bağlamayınız” Sözü: Hadis mi, Halk Söylemi mi? yazısının devamı

Tövbe Suresi 31. Ayetin Tefsiri: Din Adamlarını Rab Edinmek Üzerine Akademik Bir İnceleme

Giriş

Kur’ân-ı Kerîm’de tevhid inancı ile bağdaşmayan tutumlara karşı en sert uyarılardan biri Tövbe Suresi’nin 31. ayetinde yer almaktadır. Bu ayet, Yahudi ve Hristiyan din adamlarının rab edinilmesini eleştirirken aslında tüm inananlara yönelik evrensel bir mesaj sunmaktadır. Bu çalışmada söz konusu ayetin klasik tefsirlerdeki yorumları, hadis kaynaklarındaki açıklamaları ve çağdaş teolojik bağlamdaki yansımaları ele alınacaktır.

Tövbe Suresi 31. Ayetin Tefsiri: Din Adamlarını Rab Edinmek Üzerine Akademik Bir İnceleme yazısının devamı

AY HALİ VE MANEVİ TEMİZLİK: BAKARA SURESİ 222. AYETİN IŞIĞINDA BİR BAKIŞ

Giriş

Kadınların regl (ay hali) dönemi, hem fizyolojik hem de toplumsal olarak tarih boyunca pek çok tartışmanın ve yanlış anlamanın konusu olmuştur. Kur’an’ın bu doğal duruma yaklaşımı, hem merhamet hem de hikmet içerir. Bakara Suresi’nin 222. ayeti, bu döneme dair soruları cevaplamakta ve insanlara hem biyolojik gerçeğe hem de manevi duyarlılığa dayalı bir yönlendirme sunmaktadır. Bu yazımızda, ayetin nüzul sebebinden başlayarak, klasik ve çağdaş tefsirlerle bu ayeti anlamaya çalışacağız.

AY HALİ VE MANEVİ TEMİZLİK: BAKARA SURESİ 222. AYETİN IŞIĞINDA BİR BAKIŞ yazısının devamı

Amentü Kur’an’da Var mıdır? İman Esaslarının Kur’an’daki Temeli

İslam kültüründe en çok bilinen metinlerden biri Amentü’dür. Çocukluğumuzdan itibaren ezberleriz, dualarımızın arasına katarız, hatta kimliğimizi tanımlarken bile “Amentü’ye inanırım” deriz.

Amentü Kur’an’da Var mıdır? İman Esaslarının Kur’an’daki Temeli yazısının devamı