DİN KİŞİ İLE RABBİ ARASINDA KALAN BİR OLGU MUDUR?

Bu makalede, dinin insan ile Rabbi arasındaki ilişkiyi nasıl tanımladığı, geniş kapsamı ve uygulama zorlukları üzerinde durulmaktadır. Dinin ahlaki prensipler ve yaşam alanlarını düzenleyici rolü incelenmektedir.

DİN KİŞİ İLE RABBİ ARASINDA KALAN BİR OLGU MUDUR? yazısının devamı

EVLİLİK KADER Mİ: EVLİLİĞİMİZ KADERİMİZLE Mİ YOKSA İRADEMİZLE Mİ GERÇEKLEŞİR?

Evlilik, insan hayatında belki de en karmaşık ve derin deneyimlerden biridir. İki farklı insanın hayatlarını birleştirerek ortak bir yol çizmeleri, yaşamlarını birbirlerine bağlamaları ve birlikte büyümeleri, evliliğin özünü oluşturur. Ancak, evliliğin kaderle mi yoksa iradeyle mi ilgili olduğu konusu, uzun yıllardır insanların düşündüğü ve tartıştığı bir meseledir.

EVLİLİK KADER Mİ: EVLİLİĞİMİZ KADERİMİZLE Mİ YOKSA İRADEMİZLE Mİ GERÇEKLEŞİR? yazısının devamı

GAYRİ MEŞRU ÇOCUĞUN GÜNAHI NE?

Zinadan doğan çocuklar toplumumuzda itelenip kakalanıyor. Bundan dolayı zina yapıp hamile kalan kadınlar, zinadan daha büyük bir suça teşvik ediliyor. Öz çocuklarını öldürüyorlar. Suçsuz günahsız bir çocuk anasının babasının ve toplumun anlayışsızlığı yüzünden öldürülüyor. Bu günaha din adamları da ortak görünüyor. Dini fetvalara göre zinadan doğan çocuğa miras düşmüyor. Gayri meşru çocuk günahkar, diye bir ayet var mı? Gayri meşru çocuğa miras düşmez, diye bir ayet var mı? Bu yazım, bu konularla ilgilidir.

GAYRİ MEŞRU ÇOCUĞUN GÜNAHI NE? yazısının devamı

YE’CÜC VE ME’CÜC

Yecüc ve Mecüc, İslam ve Yahudi geleneğinde önemli bir yere sahip olan ve kıyamet alametlerinden biri olarak kabul edilen gizemli bir konudur. Kuran’da geçen “Zülkarneyn” kıssasıyla ilişkilendirilen bu iki kavim, tek geçite sahip, iki dağın arasında yaşayan ve ahir zamanda ortaya çıkarak dünyaya büyük bir kargaşa getireceği söylenen bir topluluktur. Ancak, Yecüc ve Mecüc’ün kim olduğu, nerede yaşadıkları ve ne zaman ortaya çıkacakları gibi konular, çeşitli yorumlara ve tartışmalara konu olmuştur. Bu makalede, Yecüc ve Mecüc’ün kökeni, mitolojik ve dini bağlamlarıyla birlikte ele alınacaktır.

YE’CÜC VE ME’CÜC yazısının devamı

HUL (MUHALEA): İSLAM HUKUKUNUN ÖZÜNE İHANET Mİ?

Evlilik, toplumların en temel yapı taşlarından biridir ve birçok kültür ve dinde kutsal bir bağ olarak kabul edilir. İslam’da da evlilik kutsal bir akittir ve evlenen her iki tarafın da belirli yükümlülükleri ve hakları vardır. Ancak, günümüzde İslam alimlerinin, özellikle de kadınların haklarını korumak yerine, İslam’ın özüne aykırı hükümler geliştirdiği görülmektedir. Bu makalede, özellikle mehri geri alma pratiği üzerinde durularak, İslam hukukundaki bu tür uygulamaların nasıl ortaya çıktığı ve ne şekilde dinin özünden uzaklaştığı incelenecektir.

HUL (MUHALEA): İSLAM HUKUKUNUN ÖZÜNE İHANET Mİ? yazısının devamı

Antik Rodos Şehrinden ve Çevresinden Gelen Eserler – 4

Tarihten Bize Ulaşanlar

ADEM’İN İKİ OĞLUNUN KISSASI: MAİDE SURESİ 27-31 AYETLERİN MEALLERİ

5: MAİDE / 27. Âdem’in iki oğluyla ilgili haberi de onlara oku. Hani her ikisi de birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmiş diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşini kıskanarak): “Seni öldüreceğim.” demişti. Diğeri ise şöyle demişti: “Allah, ancak kendisinden korkanlarınkini kabul eder.”

5: MAİDE / 28. “Allah’a yemin ederim ki sen beni öldürmek için bana el uzatsan da ben seni öldürmek için sana el uzatmayacağım. Ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”

5: MAİDE / 29. “Ben dilerim ki sen beni öldürmenin günahını da diğer günahlarını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur.”

5: MAİDE / 30. Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi, onu kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.

5: MAİDE / 31. Derken… Allah, bir karga gönderdi. Karga, kardeşinin cesedini ne yapacağını ona göstermek için toprağı eşeliyordu: “Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olamadım!” dedi. “Kardeşimin cesedini gömmeyi akıl etmekten bile aciz miydim, ben?” diyerek nefsini kınayanlardan oldu.

Meal Sahibi: Vesile Yanık

HZ. MUHAMMED’İN CARİYELERİ VAR MIYDI?

Peygamberlere yöneltilen iftiralar, İslam tarihinde ne yazık ki sıkça karşılaşılan bir durumdur. Rivayetlerde yer alan çeşitli iddialar, zamanla çeşitli yorumlara ve tartışmalara neden olmuştur. Özellikle değişik kaynaklara dayandırılan bu iddialar, Müslümanlar arasında sıklıkla tartışılan konular arasında yer alırken, İslam’ın temel ilkeleriyle uyumlu olup olmadığı da sorgulanmaktadır. Bu yazı İslam’ın temel ilkeleriyle yapılan yorumların uyuşup uyuşmadığının tahlili üzerine odaklanıyor.

HZ. MUHAMMED’İN CARİYELERİ VAR MIYDI? yazısının devamı

RUM SURESİ: KUR’AN’DAKİ AYETLERİN IŞIĞINDA, ROMALILARIN GALİBİYETİ VE MÜMİNLERİN SEVİNCİ

Rum Suresi Kur’an’ın 30. Suresidir. Sure 60 ayetten oluşur. Sure adını ikinci ayette geçen, Doğu Roma İmparatorluğu ile Persler arasındaki savaşlardan almıştır. Rum Suresi, müminlere umut veren ve Allah’ın vaadinin gerçekleşeceğini müjdeleyen önemli bir ayetle başlar. Bu ayet, Romalıların yenilgisi ve ardından gelecek zaferlerini müjdeleyerek müminlere teselli eder ve umut verir. Ancak bu ayetin tarihsel bağlamı, bazıları tarafından yanlış yorumlanmış ve mucize arayışına dönüştürülmüştür. Bu makalede, Rum Suresi’nin 2-6 ayetlerinin anlamını ve tarihî bağlamını değerlendireceğiz, böylece bu ayetlerin müminlere verdiği asıl mesajı daha iyi anlayacağız.

RUM SURESİ: KUR’AN’DAKİ AYETLERİN IŞIĞINDA, ROMALILARIN GALİBİYETİ VE MÜMİNLERİN SEVİNCİ yazısının devamı

TEKNOLOJİNİN EĞİTİMDEKİ ROLÜ: GELECEĞİN ÖĞRENME ORTAMLARI

Teknolojinin hızla gelişmesi, eğitim alanında köklü değişimlere yol açıyor. Geleneksel sınıf ortamlarının yerini, öğrencilerin etkileşimli ve dinamik bir şekilde öğrenmelerini sağlayan yeni eğitim modelleri alıyor. Geleceğin öğrenme ortamları, teknolojiyi kapsayıcı bir şekilde entegre ederek öğrencilerin potansiyellerini en üst düzeye çıkaracak. Bu makale, teknolojinin eğitim alanında oynadığı kritik rolü ve geleceğin öğrenme ortamlarının nasıl şekillendiğini ele alıyor.

TEKNOLOJİNİN EĞİTİMDEKİ ROLÜ: GELECEĞİN ÖĞRENME ORTAMLARI yazısının devamı