Etiket arşivi: İslam Hukuku

Fıkıhta İllet ve Hikmet Ayrımı: Mahremsiz Seyahat Tartışmaları ve Hukuk Mantığı

İslam hukukunda (fıkıh) yer alan bazı ölçü, kısıtlama ve sınırlar ilk bakışta modern zihne şekilsel veya mantıksız gelebilir. “90 km güvenli iken 91. km neden güvensiz kabul edilir?”, “3 gün mahremsiz seyahat edebilen bir kadının 4. gün seyahat etmesi neden engellenir?” ya da “Serveti olan bir kadına mahremi yoksa hac neden farz olmaz?” gibi sorular, fıkhi hükümlerin arkasındaki usûl mantığı anlaşılmadığında çelişkili görünebilir.

Bu tür soruların cevabı, İslam hukuk metodolojisindeki (Usûl-i Fıkıh) en temel kavram çiftlerinden birinde yatmaktadır: İllet ve Hikmet.

Fıkıhta İllet ve Hikmet Ayrımı: Mahremsiz Seyahat Tartışmaları ve Hukuk Mantığı yazısının devamı

Kur’an-ı Kerim’e Göre Evlilikte Sadakatsizlik ve Hukuki Hakların Sınırı

Günümüzdeki evliliklerde sadakatsizliğin veya iftiranın arttığı çok sık görülmektedir. İnsanlarımız Kur’an-ı Kerim’in bu meseleyi nasıl ele aldığını merak etmektedir:

“Kur’an-ı Kerim’de evlilik içi sadakatsizlik (zina) durumunda hukuk nasıl işler? İftira nasıl önlenir? ‘Lian’ mekanizması nedir ve sadakatsizlik durumunda mehir/nafaka gibi mali haklar nasıl etkilenir? Ayetler ve fıkhi analizlerle, adalet ve merhamet ekseninde ezber bozan bir ilmi inceleme.”

Kur’an-ı Kerim’e Göre Evlilikte Sadakatsizlik ve Hukuki Hakların Sınırı yazısının devamı

Kur’an’da Kölelikten Hizmet Sözleşmesine: Dilsel ve Hukuki Bir Dönüşüm

Kur’an köleliği yasakladı mı? Fetât kavramı, mülk-i yemin ve Nûr 33 üzerinden kölelikten özgürleşmeye uzanan dilsel ve hukuki dönüşümü keşfedin.

Kur’an’ın köleliği kaldırmadığı ve sadece köleleri durumunu düzenleyici tedbirler aldığı ileri sürülür. Sizler de bu konuyu benim kadar merak ediyor olabilirsiniz. Dolayısıyla ben bu konuda bir araştırma yapmak istedim ve sonucunu sizlerle paylaşıyorum.

Kur’an’da Kölelikten Hizmet Sözleşmesine: Dilsel ve Hukuki Bir Dönüşüm yazısının devamı

HUL (MUHALEA): İSLAM HUKUKUNUN ÖZÜNE İHANET Mİ?

Evlilik, toplumların en temel yapı taşlarından biridir ve birçok kültür ve dinde kutsal bir bağ olarak kabul edilir. İslam’da da evlilik kutsal bir akittir ve evlenen her iki tarafın da belirli yükümlülükleri ve hakları vardır. Ancak, günümüzde İslam alimlerinin, özellikle de kadınların haklarını korumak yerine, İslam’ın özüne aykırı hükümler geliştirdiği görülmektedir. Bu makalede, özellikle mehri geri alma pratiği üzerinde durularak, İslam hukukundaki bu tür uygulamaların nasıl ortaya çıktığı ve ne şekilde dinin özünden uzaklaştığı incelenecektir.

HUL (MUHALEA): İSLAM HUKUKUNUN ÖZÜNE İHANET Mİ? yazısının devamı

İSLAM HUKUKUNDA BOŞAMA HAKKI VE KADININ STATÜSÜ

İslam hukukunda erkeğin üç talak hakkı, yani üç boşama hakkı, kadının statüsü üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ancak bu uygulamanın kökenleri, kıyas ve icma yoluyla ortaya atılan bir anlayışla şekillenmiştir. Bu yazıda, İslam hukukunda kadının boşanma hakkı ve bu hakkın pratikteki yansımaları üzerinde durulacaktır.

İSLAM HUKUKUNDA BOŞAMA HAKKI VE KADININ STATÜSÜ yazısının devamı