Kategori arşivi: KUR’AN BİZE NE DİYOR?

Божественное руководство и стратегическая роль женщин: Контекстуальный анализ сур «Аль-Ахзаб» и «Ат-Тахрим

В данной статье анализируется стратегическая роль, которую играли женщины в раннем Исламе, и рассматриваются причины ниспослания суры Ат-Тахрим с академической точки зрения. Мы отходим от традиционных бытовых нарративов, чтобы раскрыть глубокую связь между божественным руководством и активным участием женщин в становлении исламской цивилизации.

Божественное руководство и стратегическая роль женщин: Контекстуальный анализ сур «Аль-Ахзаб» и «Ат-Тахрим yazısının devamı

Strategic Marriages and Divine Guidance: A Contextual Analysis of Surahs Al-Ahzab and At-Tahrim

Shifting the Paradigm

In traditional exegesis (tafsir), the revelation of Surah At-Tahrim is often reduced to domestic anecdotes. However, a holistic and contextual reading of the Quranic verses reveals a much more profound narrative. This article explores the formation of the early Islamic society, not through the lens of mere household disputes, but as a strategic era where women played a pivotal role in the rapid expansion of the faith. By analyzing the linguistic and thematic links between Surah Al-Ahzab (33:50-52) and Surah At-Tahrim (66:1-12), we find a narrative of divine intervention aimed at institutionalizing the social fabric of the nascent Muslim community.

Strategic Marriages and Divine Guidance: A Contextual Analysis of Surahs Al-Ahzab and At-Tahrim yazısının devamı

Köleler, Cariyeler Hakkındaki Ayetler ve Hadisler

Kur’an köleliği kaldırmadı yorumu, neden kaldırmadı sorusunun muhatabı olmaktadır. Kur’an gerçekten köleliği kaldırmadı mı? Bu soru zaman zaman her insanın aklına gelebilir. Ben de bu soruya ayet ve hadislerde bir cevap aradım. Gördüm ki Kur’an yaraya tuz basmadı. Aksine köleliğe son vermek için bazı adımlar attı ve bazı cezaların diyetini köle azadına bağlayarak bu işi tasfiye yoluna gitti. İnsanlar köle satın alıp onları boğazı tokluğuna çalıştırıyorlardı. Bundan onları vaz geçirmek hiç de kolay değildi. Bu sebepten köleliğin tasfiyesi zamana yayıldı. Tepkileri yumuşatmak için buna ihtiyaç vardı. Ayrıca Kur’an’ın kölelik ve cariyelik sistemine karşı kullandığı en zarif ve devrimci müdahalelerden biri de terminolojik değişimdir. Kelimelerin kavramsal dünyası, bir toplumun o varlığa bakış açısını belirler. Kur’an, “köle” (abd) ve “cariye” (eme) kelimelerini sosyal birer aşağılama sıfatı olmaktan çıkarıp, onları insani bir aidiyet ve gençlik vurgusuna taşımıştır.

Köleler, Cariyeler Hakkındaki Ayetler ve Hadisler yazısının devamı

Ankebût Suresi 14-15 Bağlamında: Hz. Nûh Gerçekten 950 Yıl mı Yaşadı?

Bugün bilim insanlarının uzun yaşayabilmenin sırlarını çözmeye çalışmakta olduklarını işitiyoruz ve acaba bu mümkün mü, sorusunu kendi kendimize soruyoruz. Modern çağda, Ad kavmine ait kıssadan yola çıkarak bazı hipotezler üretme yoluna gidilmiştir. İlk olarak insanın aklına geçmişte çevresel şartların farklı olabileceği geliyor. Bundan dolayı bu konuda küçük bir araştırma yapayım istedim. Araştırmalarım sonucu ulaştığım hipotezlerle klasik yorumları bu yazıya taşıyorum.

Ankebût Suresi 14–15’e göre Nûh Peygamber’in 950 yıl yaşaması ne anlama gelir? Bu yazıda ayet, tefsir ve bilimsel ihtimaller ışığında kapsamlı bir analiz bulacaksınız.

Ankebût Suresi 14-15 Bağlamında: Hz. Nûh Gerçekten 950 Yıl mı Yaşadı? yazısının devamı

Kur’an’da Kölelikten Hizmet Sözleşmesine: Dilsel ve Hukuki Bir Dönüşüm

Kur’an köleliği yasakladı mı? Fetât kavramı, mülk-i yemin ve Nûr 33 üzerinden kölelikten özgürleşmeye uzanan dilsel ve hukuki dönüşümü keşfedin.

Kur’an’ın köleliği kaldırmadığı ve sadece köleleri durumunu düzenleyici tedbirler aldığı ileri sürülür. Sizler de bu konuyu benim kadar merak ediyor olabilirsiniz. Dolayısıyla ben bu konuda bir araştırma yapmak istedim ve sonucunu sizlerle paylaşıyorum.

Kur’an’da Kölelikten Hizmet Sözleşmesine: Dilsel ve Hukuki Bir Dönüşüm yazısının devamı

İslam’da Yön, Zaman ve İbadet Ayırımı Üzerine Bir Değerlendirme

Giriş

İslam ibadet sistemine yönelik eleştirilerden biri, namaz vakitlerinin Güneş’e göre belirlenmesi ve namazda Kâbe’ye yönelinmesi üzerinden şekillenir. Bu eleştiriye göre Müslümanlar, ibadetlerini Güneş’e göre düzenledikleri ve belirli bir yapıya yöneldikleri için “güneş merkezli” veya “mekân merkezli” bir ibadet anlayışına sahiptir. Hatta daha ileri gidilerek Kâbe’nin bir “güneş tapınağı” olduğu iddiası da ortaya atılmaktadır.

İslam’da Yön, Zaman ve İbadet Ayırımı Üzerine Bir Değerlendirme yazısının devamı